Author bio

Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı - book author

Yahya Kemal Beyatlı (2 Aralık 1884, Üsküp - 1 Kasım 1958, İstanbul), Türk şair, yazar, siyasetçi, diplomat. Doğum adı Ahmed Agâh’tır.

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Şiirleri Divan edebiyatı ile modern şiir arasında köprülük görevi üstlenmiştir. Türk edebiyat tarihi içinde Dört Aruzcular'dan biri olarak kabul edilir (Diğerleri Tevfik Fikret, Mehmet Âkif Ersoy ve Ahmet Haşim'dir). Sağlığında Türk edebiyatının baş aktörleri arasında kabul edilmiş ancak hiç kitap yayımlamamış bir şairdir.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinde milletvekilliği ve bürokratlık gibi siyasi görevler üstlenmiştir.

Yahya Kemal Beyatlı is the author of books: Kendi Gök Kubbemiz, Aziz İstanbul, Eski Şiirin Rüzgârıyle, Eğil Dağlar, Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım, Edebiyata Dair, Rubâîler ve Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş, Siyasi ve Edebi Portreler, Bütün Şiirleri, Siyasi Hikayeler


Author books

#
Title
Description
01
Yahya Kemal, en güzel şiirlerini 20. yüzyılda yazmıştır. Bu bakımdan da Türk şiirine güçlü bir ses ve soluk getirmiştir. Ona göre şiir, her şeyden önce dil, istif ve ahenktir. Yahya Kemal şiirlerinde tarihimizi, musikimizi, değerlerimizi, bütün kültür varlıklarımızı, medeniyetimizi ideolojiye bulamadan en güzel şekilde ve sanat olarak işlemiştir. Kendi Gök Kubbemiz, yaşadığı ana ruhunu yansıtan bir milletin yeri ve göğüyle bütün bir dünyanın terennümüdür. Bu dünyada “Süleymaniye'de Bayram Sabahı”, rindlik, ufuk, aşk, musiki, “Erenköyü'nde Bahar” ve vatan vardır. İstanbul'un fethinin bize kazandırdığı “Mihriyâr” salınarak Boğaziçi'nde dolaşır. Onun şiirleriyle geçmiş, içimizde yaşar. Biz, atalarla buluşur ve geleceğe kanat açarız. Yahya Kemal bize, geçmişi günden ve gelecekten ayırmadan onunla iç içe sunar. Bu sunuşta beşerî zaaflardan çok insanî değerler öne çıkar.
Gönlüm, dilim, kanım ve mizacımla sizdenim Dünya ve ahrette vatandaşlarım benim.
02
“Türklük, beş yüz seneden beri İstanbul'u ve Boğaziçi'ni bütün beşeriyetin hayaline böyle nakşetti. Mimarisini bu şehrin her tepesine, her sahiline, her köşesine kurarken güya: “Artık bu diyar dünya durdukça Türk kalacaktır.” dediği hissedilir. Fetihten sonra İstanbul'a yerleşmiş olan halkın iklimle bu imtizacını kaydettikten sonra, yeni baştan kurmuş olduğu bu şehirde yaratmış olduğu güzelliklerin en yüksek bir kıratta olduğunu söylemek lâzımdır.”

Yahya Kemal için İstanbul tabiı güzelliğinin yanında, Türk millenin fizyolojik olarak kazandığı mükemmeliye, kültür ve medeniye"e vardığı seviyeyi gösteren bir şehirdir. Bu sebepten olmalı ki o, İstanbul'u çok sever, onun içinde yaşamaktan, onu keşfetmekten büyük zevk duyar. Türk kültür ve edebiya*nda İstanbul'un manasını ilk kavrayan yazar, Yahya Kemal'dir.
03
Eski çağların ruh iklimini yeni zamanlara taşıyan Eski Şiirin Rüzgârıyle'de yer alan şiirler, tıpkı kendi Gök Kubbemiz'de olduğu gibi, mükemmele ulaşmayı amaçlayan dile ve musikiya dayanır. Sesin ve sözün dize için anlamını yeniden kuran Yahya Kemal; anların, anıların kişisel ve toplumsal tarih içindeki yerini de yeniden anlamlandırmış ve şiirine taşımıştır. Onun dizelerinde büyük bir kültür ve uygarlığın kokusu, rengi, ritmi hissedilir. Eski Şiirin Rüzgârıyle'de yer alan ve neoklasik biçemin en değerli örneklerinden sayılan şiirler öncü ve eşsiz niteliklerinin yanı sıra şiir tarihimize, büyük şairlerin hatırasına ve mirasına da bir selamdır.

Kalbim yine üzgün seni andım da derinden.
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden!
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden,
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden!

Kendi Gök Kubbemiz'le Yahya Kemal evrenine giren okurlar, Eski Şiirin Rüzgârıyla (ile) eski çağların iklimini hissedecekler.
04
Eğil Dağlar’daki yazılar gün gün İstiklâl Harbi’nin nabzını tutmaktadır. Bazen batılı devletlerin tutumu, bazen Yunanlıların ve Yunan ordusunun durumu, bazen Ankara hükûmeti, bazen kamuoyunun konuya bakışı bu yazılarda ele alınmaktadır. Yahya Kemal’in İstiklâl Harbi yıllarında ne kadar isabetli düşüncelere sahip olduğunu gösteren bu yazıların, Millî Mücadele’nin lideri Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından kesilip saklandığı ve daha sonra Yahya Kemal’e gösterildiği artık bilinmektedir.
05
“1884 kânûn-i evvelinin 2’sinde, Üsküp’te İshâkıye Mahallesi’nde; büyük vâlidem Âdile Hanım’ın konağında, bu evin cepheye doğru sağ tarafındaki arka odada, sabaha karşı doğmuşum. Sali günü imiş. Üsküp’e o gün nâdir görülür bir kar yağmış.”

Yahya Kemal, hâtıra yazmak konusunda çok hassastır. Ona göre hâtıra edebiyatı başkalarına söylenecek değerde sözler barındırmalı; mühim, faydalı ve çok doğru olmalıdır. Hâtıra yazarı, söylenmesi fikir, sanat ve tarih dünyasını aydınlatacak, acı ve tatlı hakikatleri, bütün doğruluğu, siyahlığı ve beyazlığıyla kaleme almak mecburiyetindedir. Bu sebeple de Yahya Kemal, hâtıralarını derin bir itinayla yazmış ve bu hâtıralarında şiirimiz, sanatımız, millî ve sosyal hayatımız ve yakın tarihimiz için çok aydınlatıcı bilgiler vermiştir.
06
“Bizde bîçarelere, açlara, öksüzlere, muhâcirlere, esaret çekenlere acıyan şairler yetişti fakat bunların çektiklerini çekenlerden şair yetişse iyilik şiirinin nasıl bir iksir olduğunu o zaman anlarız. Çünkü sefâletin zevki de aşk gibidir, çekmeyen bilmez.” Yahya Kemal, “Yeryüzünde yegâne ihtirâsım; milletimin lisanında, istediğim gibi birkaç manzume vücuda getirmektir.” sözüyle hayatı boyunca hangi gayeyle yaşadığını böyle ifade etmişr. Büyük şairin maksadı, edebiyatımızın dünya ve bilhassa Batı edebiyatıyla alakasını kesmesi değil, bilâkis, bütün dünya edebiyat ve fikirlerini yakından bilen bir kültürle vatanın kendi kâinâtını terennüm eden bir edebiyata duyulan nostaljiyi dile getirmektir.
07
Bu kitapta Yahya Kemal, gerek kendi rubailerini gerekse Hayyam’ın rubailerini Türkçe’ye kazandırırken; düşüncesinin, sanatının, dil ve sanat zevkinin güzelliklerini ortaya koyuyor. Rubaiye yeni bir hayat kazandıran Yahya Kemal, rubaileri yayıldıkça ve sevildikçe şevki artar, onları dostlarına ithaf ederek yayımlardı.
09
2008 Şairin vefatının 50. yılı 2009 ise doğumunun 125. yıldönümüdür ve 2008 Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yahya Kemal Yılı" ilan edilmiştir. İstanbul Fetih Cemiyeti uhdesinde faaliyetlerini sürdüren "Yahya Kemal Enstitüsü" 2008 yılı içerisinde yaptığı birçok faaliyetin içinde, "Yahya Kemal Bütün Şiirleri" isimli bu şeref kitabını neşretmiştir.

Şairin, bugüne kadar ayrı ayrı yayınlanmış, "Eski Şiirin Rüzgârıyle", "Kendi Gök Kubbemiz" ve "Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş" kitaplarının tek bir ciltte toplandığı kitabın, albenili olmasına özen gösterilmiş. Kitabın renginin Kendi Gök Kubbemiz'e uymasının arzu edildiğini, yine kitabın takdimini yazan Prof. Dr. Kâzım Yetiş'ten öğreniyoruz. Şiir ve edebiyat seven herkesin kütüphanesinde özellikle bulunmasını tavsiye ettiğimiz bu prestij kitap, tam bir başucu kitabıdır. Kitabın önemli bir özelliği de bin adet basılması ve her kitabın ayrı bir numarasının olması.